Bugünlerde, Türkler için yeni bir tarih yazmak Batı'nın gündeminde.
Bunun sebebini, Karen Fogg, basında açıklanan mektuplarında şöyle
belirtmişti: "Türk tarihinin hakkından gelmek gerekiyor!" Yani,
Karen Fogg''a göre, Türklerin hakkından gelmek için önce onları bir
güç halinde tutan tarih bilincini yok etmek gerekiyor!.
TÜSİAD'ın tarih, coğrafya ve felsefe kitaplarından sonra Tarih Vakfı
da ''20.Yüzyıl Dünya ve Türkiye Tarihi'' adlı bir kitap hazırladı.
Vakıf Başkanı Orhan Silier, Sultanahmet''teki İstanbul Kitaplığı'nda
düzenlenen kitap tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, eserin
Avrupa Komisyonu'nca desteklenen ''Çocuklar ve Yetişkinler İçin
Tarih Aracılığı Avrupa Yayınları Projesi'' kapsamında hazırlandığını
kaydetti! Ne güzel değil mi? Avrupalı amcalar, çocuklarımıza tarih
yazdırıyor! .
Tarih Vakfı'nın Türk Tarihini yeniden yazma girişimi yeni değildir.
2001 yılında Kurultay gazetesinde tam sayfa bir inceleme ile
açıkladığımız gibi Tarih Vakfı, Rockefeller Vakfı'ndan aldığı para
ile "Yerel Tarih Grupları" oluşturmuş, pilot bölgelerde Osmanlı
dönemi azınlık tapularını araştırıyordu! Biz bu bilgileri, vakfın
İnternet sitesinden edinmiştik. Proje kapsamında, Türk
vatandaşlarından oluşan gruplar, pilot bölgelerde, öncelikle etnik
grupları, Ermeni ve Rumlara ait eski mezarlıklar ve eski
gayrımenkullerin bugünkü tapu durumunu araştırıyordu.
Tarih Vakfı, proje kapsamında, İstanbul, Ankara, Konya, Mersin,
Bursa, Gaziantep, Mardin, Çanakkale, Antakya, Trabzon, Ünye gibi
yerleşim merkezlerinde tarihle hiçbir ilgisi olmayan gençleri
biraraya getirip sözde tarih araştırması yaptırıyordu Grupları bir
araya getiren toplantıda şu ifade kullanılıyordu: "Araştırmaların
görsel malzemesini üretirken, mekanların ve insanların ele
alınışında otantik olanı tespit etme anlayışı yerine, yerel dokunun
ve insani dokunun karmaşık çeşitliliğini kaydetmek gerekir."
Dr. Akşin Somel, ise gençlere araştırma sırasında, devlet
kaynaklarına ve ulusal basın-yayına itibar etmemelerini istiyordu.
Akşin Somel, "Gaziantep Yerel Tarih Grubu" toplantısında yaptığı
"Yanıbaşımızdaki Tarih" başlıklı konuşmasında "Geleneksel Tarih
Anlayışı"nı eleştirerek "Yerel tarih araştırmalarının yaratacağı
yerel sesler ve yerel tarih yorumları, ulusal tarihin bir anlamda
tek taraflı merkezi bakışına ve önyargısına potansiyel bir eleştiri
ve yapıcı bir alternatif yaklaşım sunacaktır. Çocukluktan üniversite
çağına kadar sadece hamasî tarih bilgisi ezberlemek zorunda
bırakılan kuşakların gözünde tarihin toplumsal bir anlamı yoktur"
diyordu. .
Tarih Vakfı ise, "Rockefeller Vakfı yürütmekte olduğumuz projeye
desteğini uzattı. Önümüzdeki dönemde projeye dair en önemli
hedeflerden biri, yerel ve ulusal basınla ilişkilerin
geliştirilmesi, basında yerel tarih haberlerine yer ayrılmasını
sağlayacak bir iletişim ağının örgütlenmesi" açıklamasını yapıyordu.
Aynı Rockefeller Vakfı, bir taraftan da ABD'deki Ermeni Müzesine
maddi katkıda bulunuyordu.
Türkiye'de hak iddia eden ABD'deki Ermeniler ise açtıkları davaları
kazanıyor ve Amerikan sigorta şirketlerinden tazminat alıyordu! Bir
gün hepsini Türkiye'den talep etmek üzere, sigorta şirketleri de bu
paraları veriyordu!
Şimdi Tarih Vakfı Başkanlığı'na getirilen Orhan Silier, daha önce
"Yerel Tarih Projesi"nin beyin takımında yer alıyordu.
Silier, konuyla ilgili olarak bir toplantıda şöyle diyordu:.
"Türkiye'nin son derece karmaşık bir etnik, dinsel, kültürel yapısı
var. Son yüz elli yıllık demokratikleşme ve uluslaşma sürecinde bu
bileşimin gerginlikleri devam ediyor. Dolayısıyla yerel tarih
çalışmalarının bir diğer unsuru, böylesi bir tarihten gelen
grupların birbirleriyle ilişkilerindeki esneklik, kapsayıcılık ve
''oyunun ortak aktörleri olarak bu oyunu en iyi biçimde oynamaya
hazırlık dereceleri'' oluşturuyor. Anadolu'nun birçok kentinde yerel
tarih çalışması aynı zamanda sivil toplum örgütlenmesi olarak etnik,
dinsel kültürel farklılıklardan etkileniyor. Bazen ilk bakışta
kişisel olarak görünen ayrılıklar ve tutumlar, ne kadar kapsayıcı,
ne kadar karşılıklı anlayışı geliştirici ise o derece etkin bir
yurttaş inisiyatifi, girişimciliği ortaya çıkabiliyor." .
Bu girişim, Ukrayna veya Gürcistan''daki gibi "Soros modeli
ayaklanma"ya dönüşürse, devletin mışıl mışıl uyuyan yetkilileri
uyanacak ama çok geç olacak! İşte, yerel güçler Kırgızistan''da
valilikleri işgal ediyor! Türkiye için hazırlanan girişim de
bunlardan farklı değildir!
Arslan Bulut
|